İnceleme: SteelSeries GuildWars 2 Fare
25 Ocak 2013 Cuma yazildi.
League of Legends Türkiye 1 milyonu aştı
yazildi.
Dünyada en çok oyunlarda üst sıralarda olan ve e-sporların bu kadar ayağa düşmesinde büyük payı olan League of Legends'ın Türkiye sunucusundaki oyuncu sayısı 1 milyonu aştı. Tabi bu sayı "kayıtlı oyuncu" sayısı, aktif oyuncu sayısı değil.
Riot Games Türkiye ofisinden yapılan açıklamada “Oyunun Türkiye sunucularından Türkçe hizmet vermesinin yanı sıra gerçekleştirilen oyuncu odaklı, ödüllü turnuvalar, dağıtılan hediyeler ve sunulan üstün oyun kalitesi de bu rakama ulaşılmasını sağladı. Dünyanın en çok oynanan online PC oyunu League of Legends’ın başarılarını ülkemize de taşımayı hedefliyoruz” denildi.
Üç ayda bir milyon kayıtlı oyuncuya ulaşmak başarı olabilir ama bu oyuncuların çoğunun Türkiye sunucusu açıldığı zaman "zorla" Türkiye sunucusuna aktarılan oyuncular olmadığını da unutmamak lazım. Geri taşımak istediğinizde 15 günde falan taşımakla yüzyüze bırakılıp, herkes kendi orijinal sunucusunda baştan hesap açmak zorunda kalmıştı.
Riot Games Türkiye'den, kayıtlı oyuncu sayısının yanı sıra aktif oyuncu sayısını da öğrenmeyi diliyoruz.
Riot Games Türkiye ofisinden yapılan açıklamada “Oyunun Türkiye sunucularından Türkçe hizmet vermesinin yanı sıra gerçekleştirilen oyuncu odaklı, ödüllü turnuvalar, dağıtılan hediyeler ve sunulan üstün oyun kalitesi de bu rakama ulaşılmasını sağladı. Dünyanın en çok oynanan online PC oyunu League of Legends’ın başarılarını ülkemize de taşımayı hedefliyoruz” denildi.
Üç ayda bir milyon kayıtlı oyuncuya ulaşmak başarı olabilir ama bu oyuncuların çoğunun Türkiye sunucusu açıldığı zaman "zorla" Türkiye sunucusuna aktarılan oyuncular olmadığını da unutmamak lazım. Geri taşımak istediğinizde 15 günde falan taşımakla yüzyüze bırakılıp, herkes kendi orijinal sunucusunda baştan hesap açmak zorunda kalmıştı.
Riot Games Türkiye'den, kayıtlı oyuncu sayısının yanı sıra aktif oyuncu sayısını da öğrenmeyi diliyoruz.
Crytek, Homefront'un tüm haklarını satın aldı
yazildi.
Crytek, THQ’ya ait değerlerin ihalesi sonucunda Homefront serisine ait fikri mülkleri satın aldığını duyurdu. Crytek’in Homefront markası ile ilişkisi, 2011 sonbaharında serinin ikinci oyununu THQ ile birlikte geliştireceğini duyurmasıyla başlamıştı. THQ’nun yakın zamandaki iflas kararının ve bunu takiben yayıncıya ait değerlerin ihaleye çıkarılmasının ardından Crytek, en yüksek teklifi vererek Homefront serisine ait hakları güvenceye almış oldu.
CRYTEK CEO'su Cevat Yerli konu hakkında yaptığı açıklamada, "Homefront 2'yi geliştirmek üzere anlaşmaya vardığımız ilk zamandan bu yana serinin hem heyecan verici hem de hayranlık uyandırıcı bir potansiyele sahip olduğuna inandık. THQ ile daima olumlu bir işbirliğimiz oldu. Geçtiğimiz iki sene boyunca THQ'nun bize gösterdiği desteğe teşekkür ediyoruz ve yakın zamanda yaşanan olaylardan etkilenen herkesin duygularını paylaşıyoruz" dedi.
Homefront 2’nin geliştirilmesi CRYTEK ‘in İngiltere Nottingham'daki stüdyolarında devam edecek. CRYTEK’in Oyunlardan Sorumlu Genel Müdürü Nick Button-Brown da konuyla ilgili olarak "Daha ilk günden başlayarak Homefront 2'ye inanmış ve kendini bu projeye adayarak oyunu bambaşka boyutlara taşıyabilecek, Crytek ile özdeşleşmiş kalite ve yenilikçiliğe ulaştıracak azimli bir takım çalışmasına şahit olduk. Oyunun geliştirilmesine yönelik hiçbir değişiklik olmayacak. Biz oyunu tamamlayıp oyun severlerle paylaşacağımız günü iple çekiyoruz" dedi.
CRYTEK CEO'su Cevat Yerli konu hakkında yaptığı açıklamada, "Homefront 2'yi geliştirmek üzere anlaşmaya vardığımız ilk zamandan bu yana serinin hem heyecan verici hem de hayranlık uyandırıcı bir potansiyele sahip olduğuna inandık. THQ ile daima olumlu bir işbirliğimiz oldu. Geçtiğimiz iki sene boyunca THQ'nun bize gösterdiği desteğe teşekkür ediyoruz ve yakın zamanda yaşanan olaylardan etkilenen herkesin duygularını paylaşıyoruz" dedi.
Homefront 2’nin geliştirilmesi CRYTEK ‘in İngiltere Nottingham'daki stüdyolarında devam edecek. CRYTEK’in Oyunlardan Sorumlu Genel Müdürü Nick Button-Brown da konuyla ilgili olarak "Daha ilk günden başlayarak Homefront 2'ye inanmış ve kendini bu projeye adayarak oyunu bambaşka boyutlara taşıyabilecek, Crytek ile özdeşleşmiş kalite ve yenilikçiliğe ulaştıracak azimli bir takım çalışmasına şahit olduk. Oyunun geliştirilmesine yönelik hiçbir değişiklik olmayacak. Biz oyunu tamamlayıp oyun severlerle paylaşacağımız günü iple çekiyoruz" dedi.
| Homefront |
Karateka(PC)
18 Ocak 2013 Cuma yazildi.
Oyun İnceleme
Karateka, yeniden-yapım (remake) incelemesini sitemizde okuyabileceğiniz yaklaşık 30 yaşında bir oyun. PC versiyon incelemesinden sonra oyunun bir de mobil (iOS) platformlarda nasıl göründüğünü merak ediyorsanız doğru yerdesiniz. Birkaç ay öncesine kadar adını bile duymadığım Karateka, Jordan Mechner'ın (Prince of Persia yaratıcısı) elinden çıkan orijinal oyunun iOS için 3D yeniden yapımı. Asıl oyun ile iyileştirilmiş grafikler dışında birçok farklılık göreceksiniz. Maksimum derecede basitleştirilmiş oyunda ekrana basılı tuttukça belirli bir yol üzerinde koşan karakter ile karşınıza çıkan düşmanlara karşı hareketlerinizi zamanlayarak onları alt etmelisiniz. Oyunun sunduğu bütün interaktivite ise rakiplerinizin hareketlerini ekrana doğru zamanda dokunmayla bloklama ve ardından karşı saldırıya geçme.
Oyunu toplam üç karakter ile oynayabiliyorsunuz ve karakterler arası geçiş birinin canı tamamen bittiğinde oluyor. Oyunun işleyişi ise şöyle; önce ekrana basılı tutun, karakteriniz düşmana yaklaşana kadar koşsun ve düşmanın yanına gelin. Ardından düşman ilk hamleyi yapsın, bloklayın, saldırıya geçin ve canı bitinceye kadar onu pataklayın. Evet oyunun geneli hep bu mekanizma üzerinden dönüyor. Ve evet, oyunu oynamak bunları yazmaktan çok daha sıkıcı. Yaklaşık 40 dakika süren Karateka'da oyuncuyu zorlayacak, heyecanlandıracak ve motive edecek bir şey yok. Belki ilk karakter ile oyunu bitirmeyi deneyip prensesi gerçek aşkıyla buluşturmak isteyenler olabilir fakat bu da biraz zor. Oyunu muhtemelen ikinci karakter, bir keşiş, ile bitireceksiniz ve harcadığınız zamana üzüleceksiniz. Ortada diyalog veya seslendirme namına bir şeylerin olmaması da yapacağınız bu kısa yolculuğu anlamsız kılan etmenlerden. Biliyorum, belki oyunun eski hayranlarındasınız ve gerçekten oyunu tekrar oynamak, gençlik hatta çocukluk yıllarınıza dönmek istiyorsunuz. Ama bu oyun, endless-runner (durmadan koşma) benzeri bir sisteme hafif bir hikaye ve birbirinin aynısı dövüşler eklemekten öteye gidemiyor. Normal fiyatının da yaklaşık 5 lira olması ve kısa sürede bitmesi, bu oyunu uzak durmanız gerekenler listesine almanız için bana kalırsa yeterli.
Valve, oyunlarını Virtual Reality'e mi hazırlıyor?
17 Ocak 2013 Perşembe yazildi.
Team Fortress 2'yi pek çok aşamada deneme tahtası olarak kullanan Valve bu oyunda yaptığı irili ufaklı denemelerden başarılı olanları yeni oyunlarda da deniyor. peki ya şimdiki test başarılı olursa? Çünkü firma Team Fortress 2'yi Virtual Reality ortamına taşımış.
Mart ayında gerçekleştirilecek olan GDC fuarında programcı Joe Ludwig "Team Fortress'ı VR'a taşıyarak ne öğrendik" başlıklı tanıtımı ile stereo desteklerini, 90 derecelik görüş alanında 2D kullanıcı arayüzünü renderlamayı, modellerle ve diğer render işlemleri ile neler yaptıklarını ve kafa çevirmenin fare kontorlü kadar işlevsel olup olmayacağını anlatacak.
Diğer taraftan Michael Abrash "Virtual Reality neden zor iş?" konusunu tartışacak. Bu kısımda ise teknolojinin daha teknik kısmına girilecek.
Anlaşılan Valve, bu GDC'de aklımızı başımızdan alacak.
Diğer taraftan Michael Abrash "Virtual Reality neden zor iş?" konusunu tartışacak. Bu kısımda ise teknolojinin daha teknik kısmına girilecek.
Anlaşılan Valve, bu GDC'de aklımızı başımızdan alacak.
Bu bir bilgi yazısıdır...
Dead Space 3 Demo İnceleme - XBox 360
yazildi.
Bu nesilde büyük firmaların yaptığı korku oyunlarının pek tutulmadığı bir gerçek. Bunun en mühim örneği şüphesiz devam oyunları oluyor. Tam anlamıyla Resident Evil gibi serinin ilk oyunları survival - horror öğeleri ile birlikte gönlümüzde ayrı bir taht kurmuştu fakat , günümüzde ise devam oyunlarının aksiyon oyunu olarak piyasaya sürülmesi, bir fazla oyunseverin hayal kırıklığına uğramasını sağlıyor.
Dead Space serisi için de ayrı bir sayfa açmak lazım. İlk oyunu ile günümüzde fazla akıllı işler yapan EA firması , 2. yapım ile birlikte az da olsa aksiyon öğelerini de bizlere tattırdı. Ama tekrar atmosfer konusunda bizlerden tam not almıştı. Uzun süredir devam eden spekülasyonlar sonucunda Dead Space 3 duyuruldu ve bizlere birçok video gösterildi. Yapımın fanları seriye aykırı aksiyon ögelerinin daha fazla bulunmasını, daha oyun çıkmamışken uzun bir süre eleştirdi. Aylar sonra EA, oyunun demosunu duyurdu ve demoya kayıt yaptıran Xbox 360 sahipleri için firma, 1 hafta erkenden yapımın demosunu oynama şansı verdi ve biz de bu kayıttan yararlanıp sizler için demoyu deneme şansı bulduk. Bakalım Dead Space 3 , ‘’oyun ’’ olarak bizlere neler verebilmiş
Demoya baktığımızda anne menüde bizleri iki seçenek karşılaşıyor. Birincisi tek kişilik oynayabileceğiniz bir öykü modu, ikincisi ise arkadaşınızla LIVE üzerinden birbirinizle sırt sırta verip co -op hikaye modu. Hikaye moduna girdiğimizde , zorluk seviyesini sadece normalde oynayabiliyoruz. Oyunumuza giriş yaptıktan sonra karlar içerisinde kahramanımız Issac ’in belirsiz bir nedenden dolayı asıldığını görüyoruz. Tüm gücü ile Issac asıldığı yerden kurtulmaya çalışır ve böylece maceramız bu noktada başlar. Lafı fazla uzatmadan yapımın oynanışından bahsedelim.
Oyunun kontrollünü elimizde aldığımızda, serinin önceki oyunları gibi ekranda herhangibi bir HUD sistemi bulunmuyor. Bu sistemin yeni oyunda da değişmemesi seriye alışanlar için güzel olmuş.
Yapımın kontrollerinde birkaç değişiklik yapılmış. Artık Issac, sağ sola atlayıp koşabiliyor. Yeri geldiğinde çeşitli aksiyona girince eğilip siper alabiliyor ki , bazı aksiyon sahnelerinde bu atraksiyonlara ihtiyacınız olabiliyor. Biliyorsunuz serinin önceki oyunlarında silah ve kıyafet geliştirmeleri yapıyorduk. Artık üçünü oyunla birlikte Upgrade sistemi daha fazla çeşitlenmiş olduğunu görüyoruz. Örneğin , taramalı tüfeğinizi yeni yeni özellikler ekleyip, ani bire lazer atan bir silah olarak kullanabiliyorsunuz. Demo olduğu için yeni çeşitlenen bu upgrade sisteminden pek faydalanamıyorsunuz.
Teknik detaylara gelecek olursak, oyunumuzun grafikleri gerçekten çok iyi. Grafiklerin beni bazı yerlerde çok etkiledi diyebilirim. Özellikle ışık efektlerini çok beğendim. Atmosfer konusunda da oyunun hakkını vermek lazım. Yapımın demosuna baktığımızda yeni oyunda serinin önceki oyunlarına göre açık alanlarda daha çok dolaşıyoruz. Özellikle tek başına, karlı bir havada , soğuk ve ıssız yollarda ilerlerken oyun sizi yanlızlık hissine sokuyor. Yani yapım , atmosfer bakımından gerçekten sağlam.
Yaratık detaylarına gelecek olursak , daha fazla çeşitlenmiş olduğunu görüyoruz. Dar alanda ateş ederken yaratığın kolunun bacağının kopup hala sizin üstünüze gelmesi gerçekten sizi geren ögelerden birisi. Yapım çıkmadan önce oyunun aksiyona kayması birçok kişi tarafından eleştirilmişti. Demoya baktığımızda serinin önceki yapımları gibi bazı sahneler gerçekten sizi ürkütüyor. Yani korku ve atmosfer bakımından hiç bir şüpheniz olmasın. Aksiyon kısımlarına geldiğimizde ise, demonun bazı yerlerinde askerlerle kapışıyoruz. Bazen ise savaş alanında çatışırken, ani bire yaratıkların askerlerede saldırması, atmosfer bakımından güzel bir detaydı.
Sonuç olarak kendi şahsım adıma konuşayım, yayımlanan video ve oyun içi resimlerden dolayı üçüncü oyun hakkında pek heyecanlanmamıştım. Fakat Dead Space 3’ün demosunu oldukça beğendim. Serinin fanlarını oyunun tam sürümünün beklemesini tavsiye ederek , yazımı sonlandırıyorum. Oyunsuz kalmayın!
Not : Yapımın demosu bütün PSN ve Xbox Live kullancıları için 22 Ocak tarihinde yayımlanacak.
CryEngine 3'ün yeni meyvesi ortaya çıktı (Video)
16 Ocak 2013 Çarşamba yazildi.
SolarFall Games bugün yaptığı bir duyuru ile yeni oyunu Umbra 'yı duyurdu. Hack'n Slash , aksiyon /RPG türünde geliştirilen oyun CryEngine 3 ile hazırlanıyor. Geliştirici ekibe göre Umbra 'daki her şey dinamik olacak. Buna suni zeka da dahil. Örneğin siz bir köprüyü yok eder veya bir geçişi yıkarsanız karakterler size ulaşmak için faklı yollar bulacaklarmış.
Anlatmakla olmaz işte videosu :
Metro Last Light: Komutan
17 Aralık 2012 Pazartesi yazildi.
A4 Games firmasının geliştirdiği ve THQ tarafından dağıtımı üstlenilen Metro: Last Light için çıkış dönemi açıklandı.Yapılan resmi açıklamaya göre Metro: Last Light oyunu 2013′ün Mart ayı içerisinde raflardaki yerini alacak.
THQ’nun yaptığı açıklamaya göre piyasaya sürülecek olan ilk kopyalar ve ön-alımlar Limited Edition olarak ortaya çıkacak.Bu sürümün fiyatı ise standat sürüm ile aynı olacak yani 59.99 dolardan satışa çıkacak.Bu sürüm içerisinde ise “Ranger Mod” ve AKS-74U isimli özel tasarımlı Rus tüfekleri yer alacak.
Playstation Network üzerinden satın alanlar için ise,Homefront isimli oyun ücretsiz olarak indirilebilecek.Bunun yanı sıra Metro: Last Light’ın PSN temasıda ücretsiz olarak ulaşma imkanı olacak.
Black Ops 2: Multiplayer sorunları devam ediyor
yazildi.
Milyonlarca satan Call of Duty : Black Ops 2'nin ardından oyunun tek kişilik senaryosunu bitiren çoğu insan kendilerini multiplayer deryalarında buldu. Oyunun multiplayer oynanında kampçılar insanların canını oldukça sıkarken çoğu oyuncuda lag 'in dayanılmaz olduğu ile ilgili şikayetlerde bulundu. Treyarch bu sorunları bir yardım grubu oluşturarak havuzda toplarken, konu ile ilgili soruları cevaplamaya devam ediyor. Oyuncuların ISP 'lerini kontrol etmelerini isteyen Treyarch, oyuncuların online seanslarını kendi ülkelerine göre ayarlamaları konusunda tavsiyelerde bulundu.
Kaburga kemikleri ile iPod 'u onarım etti
yazildi.
Brezilyalı sanatçı Paulo Goldstein eBay 'den 10 dolara kaburga kemiği alıp kırık iPod'unu onarım etti. "Tamir güzeldir" isimli serisinde asla tamir edilemez objeleri en değişik şekillerde onarım eden Goldstein, böyle primitif bir teknoloji ile iPod 'u tamir etmesini "İki dünyanın bir araya gelmesi " olarak nitelendirdi.
Valve, Plants vs. Zombies geliştiricilerini kaptı!
15 Aralık 2012 Cumartesi yazildi.
Ağustos ayında şirketle yolları kesilen ve daha evvel de Blizzard'dayken Diablo III üzerinde çalışan ikili, Star Filled Studios'un kurucuları Tod Semple ve Jeff Gates , artık Valve için oyun geliştirecek.
Şimdilik hangi oyun üzerine çalışacakları belli olmayan Star Filled Studios'un yeni bir oyun mu yapacağı yoksa halihazırdaki bir fikrimülk üzerine çalışacağı muğlakta. Öte yandan San Francisco Bay Area'da ikamet eden ikilinin Valve'ın yeni San Francisco ofisini açacağı da konuşulanlar arasında.
Valve en nihayet bir firmayı satın aldığında takvimlerimiz 2009 'u gösteriyordu ve firma Left 4 Dead'in geliştiricisi Turtle Rock Studios 'du.
Bakalım Star Filled Studios , Valve çatısı altında ne gibi başarılara imza atacak.
The Hunter 2012 (PC İnceleme)
14 Aralık 2012 Cuma yazildi.
Artı tarafları: Çok kaliteli ve detaylı hazırlanmış grafikler.
Eksi tarafları: Oyunda istenilen yüksek kayaya hiç zorlanmadan tırmana biliyoruz ve düştüğümüzde hiç bir değişim yaşamıyoruz ki bu bir simülasyona yakışmıyor
Grafik: 90
Ses : 85
Oynanış : 93
Toplam : 90
Yapımcı: HAVOK
Yayıncı: Expansive Worlds
Türü: Simülasyon
Çoklu oyuncu : Yok
Platform: PC
Arkadaşlar başlamadan evvel şunu söyliyim avcılık oyunlarına hep bayılmışım.. Nedenini sorucak olursanız bir çok yanı var. Birinci olarak bana göre en büyük strateji avcılık oyunlarında.. Yanlış alınan bir karar her şeyi mahv ede bilir ! İkinci olarak doğayla dahil -içe kalıyorsunuz ve inanılmaz kafa dinlendiriyor :) (Tabi bu oyundan oyuna değişir ).
Gelelim ‘The Hunter 2012’ye... ‘The Hunter 2012 ’ türünün en iyi örneği.
Oyunumuz online tabanlı single player tarzında. Yani oyunu başlatmak istiyorsanız önce sitesine gidiyoruz sonra HUNT NOW deyip hemen bir arazi seçip avcılığa başlıyoruz ya da Mission bölümünden bize verilen görevleri tamamlamaya çalışıyoruz. Oyuna girdiğimizde dikkatimizi çeken ilk şey manzaranın ne kadar detaylı hazırlanmış olduğu. Gerçekten oyun grafik açısından mükemmel gözüküyor. Elimizde bulunan ilk şey ise verici oluyor ki.. bu verici oyunda kullanacağınız en önemli parça!
Peki bu verici ne işe yarıyor: Evet arkadaşlar etrafta gezinirken bir ses duyarsanız elimizde verici hemen bipliyor ki işte bu maceranın sesi. Hemen vericiye bakıyoruz etrafta bir geyiğin olduğunu görüyoruz (örneğin ). Haritamızda sinyal gözükmeye başlıyor işte orası sıcak nokta.. Hemen oraya koşmaya başlıyoruz... Evet , koşuyoruz... :D Tamam geldik. Geldik geldik kör etrafda geyik yok... Biraz daha ilerliyoruz yerde bir kırmızı ışık görüyoruz yaklaşıyoruz , o da ne! İşte bu güzel oldu...
Ayak izleri... Hemen vericimizle tarıyoruz... Evet! Geyik izleri... Haritada bir arazi 2 ok arasında gözüküyor bu demek oluyor ki geyik tam da o arazide dolaşıyor... Hemen eğiliyoruz eğer eğilmezseniz bu büyük bir yanlış olur. Çünkü geyik sizi ayrım ederse hemen yerinden fırlar... Hem de öyle bir fırlar ki siz daha silahınızı almadan ormanda izini kaybettirir. (Yani o kadar hızlı olmasada öyle bir koşar ki tetiği ona tuşlamak çok zor iş ) O yüzden eğilerek ilerliyoruz ileride bir ışık daha kör diğerinden farklı bu daha solgun gibi. Bu başka bir hayvanın izi. Hemen maymun hevesli davranıp yeni ize geçmeye kalkışmayın ! Çünkü yazının başında belirttiğim gibi yanlış alınan bir karar her şeyi mahveder. O yüzden hiç bulaşmadan daha parlak olan izleri izliyoruz. Bir de bakıyoruz o da ne etrafta bir şey kıpırdıyor! Yerimizden kalkmıyoruz, hemen dürbünü elimize alıp inceliyoruz. Evet ! Gördüğümüz bir geyik ! O zaman işe koyulma vakti geldi.
Hemen geyik sesi çıkarmamıza yardım eden cihazımızı (Her neyse ismini tam bilmiyorum :D ) elimize alıyoruz ve geyiğin dikkatini kendimize çekiyoruz. Geyik yavaş -yavaş gelmeye başladı. Silahımızı hazırlıyoruz, hedefe tuşluyoruz , nefesimizi tutuyoruz , rüzgarı hesaplıyoruz ve yer çekimi...
İşte karar verildi kendinizi hazır ederseniz tetiği çekebilirsiniz. Ve budur! Tetik çekildi kör hayvan koşmaya başladı, merak etmeyin çok koşamaz ama siz yine de yerinizden kalkıp arkasından koşmayın! Bekleyin. Dürbünü alıp dikkatlice nereye gittiğini izleyin.
Ama tabii ki bu anlattıklarım sadece bir başlangıç ! Oyunda bir fazla hayvan (ayı, tavus kuşu , ceylan , domuz ve daha fazlasını ) avlayabiliyorsunuz fakat bu hayvanları serbest avcılık modunda yapmaya çalışırsanız oyun lisans istiyo ki bu lisansı satın almanız gerekiyor. Fakat sadace mission’ları oynarsanız (mission deyip geçmeyin sizi bir yıl yönetim eder :D) o vakit sorun yok.
Oyunda ince ayrıntılar da fazla fazla yani bir de bakıyorsun bir hayvan ağacın köşesinde uyuyor. :) Bu arada oyunda bir çok ekipman da bulunmakta ! Harita fazla büyük. Lakin bu yerlere gitmek düşündüğünüz kadar zor değil.
Oyunda çadır yer alıyor ki bunun sayesinde çadırımızı belirli yere kurup istediğimiz zaman belirlediğimiz yerlere hızlıca gide biliyoruz. Yandaki haritadan direk aktif olan bölgelerden istediğimizde maceraya başlayabiliyoruz.
Oyun tamamen serbest. Yani isterseniz sırf kafa dinlendirmek için bile oyuna giriş yapabilirsiniz. Ha, bu arada oyun oynarken online olan arkadaşlarınızla da konuşma imkanınız var. Neyse arkadaşlar ben incelemeyi burada bitirmek istiyorum. Oyun harikulade güzel ve performansı da oldukca iyi. Yani oyunu orta grafikte normal bir sistemde rahatça oynaya bilirsiniz ! Zaten orta grafikte bile süper! Oyun kimi sıkabiliyor ama avcılığın esas kuralı da sabır.
Sniper Elite v2 (İnceleme)
yazildi.
Grafik : 87
Ses : 80
Oynanabilirlik:84
Genel:84
Sniper Elite 2005 senesinde çıkışını yaptığında şahsım dahil birçok kişi tarafından bütün zamanların en iyi Sniper oyunu olarak kabul edilmişti. Her ne kadar hataları olsa da , bu oyunun çok zevkli olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Tam yedi sene sonra Rebellion Sniper tutkunlarının sesini nihayet duydu ve bizleri Sniper Elite V2 ile buluşturdu.
Ne Rus ne de Nazi, ortada kaldın Niyazi
Sniper Elite V2 sakin ve sabır isteyen bir oyun. Bir Sniper oyununun da böyle olması gerekirdi zaten, değil mi? TPS kamera açısından oynadığımız oyunda bir Amerikan askerini yönetiyoruz. (Ne kadar olağanüstü bir durum ! ) Amacımız ise gayet basit; Almanların V2 adını verdikleri roket çalışmalarının bilgilerini Rusların eline geçmesini engellemek ve bu çalışmaları imha etmek. Bu noktada iki süper gücün arasında üçüncü ve tek kişi olarak savaş alanında bulunuyor oluşumuz oyunun incelemesine henüz ilk baştan bir artı vermemi sağlıyor. Malum , Sniper temasını ele alan bir oyundan yalnızlık duygusu ve her an diken üstündeymiş hissini vermesini beklemek bu fikirden daha iyi sağlanamazdı herhalde.
Boş sokaklar, yıkık dökük binalar, arka plandan gelen zayıf silah sesleri arada bir düşen bombalar…
Evet , tahmin ettiğiniz gibi Sniper Elite V2 atmosfer konusunda ilk oyunu aratmamayı başarıyor. Tam bir Sniper atmosferi sağlanmış ve oyuncunun emrine hazır edilmiş. Ancak ilk oyunda da eleştirdiğim ve ikinci oyunda da aynen devam eden birbirine benzeyen mekan tasarımları yerine daha farklılaşan ve farklı duyguları hissettirebilecek mekan tasarımlarını görmek isterdim doğrusu. Her ne kadar senaryo gereği bu isteğimin olması güç gözükse de karlı bölgelerde veya ormanlık alanlarda geçen birkaç bölüm olması kötü olmazdı hani. Keşke yapımcılar senaryoyu sadece V2 üzerinden değil de başka şeyler üzerinden de detaylandırıp bize farklı tecrübeler yaşatabilselermiş.
Heeeeedşaaaat !
Peşin peşin söyleyeyim Sniper Elite V2 bir Sniper simülasyonu olmaktan çok geride. Yapımcılar oyun çıkmadan önce bir Sniper simülasyonu yaptıklarını açıklasalar da bu böyle olmamış. Ama nedense bu duruma içten içe ‘İyi ki olmamış’ diyesi geliyor insanın. Çünkü şahsi görüşüme göre oyundaki yerçekimi , rüzgarın şiddeti, mesafe, balistik mermi özellikleri, farklı tüfeklerin farklı özellikleri , merminin izlediği yoldaki etkisi ve şiddeti yeterince ‘kıvamında ’ olmuş. Bunun fazlası ilk oyunun benimsediği ‘zevkli kör profesyonel değil’ mantığına ters düşebilir ve bu da Sniper Elite tutkunlarının hoşuna gitmeyebilirdi diye düşünüyorum. Ama belki biraz daha işi profesyonelliğe dökebilirlermiş zira oyunda ırak mesafeli Sniper avcılığını fazla yaşayamıyorsunuz. Genelde normal bir askere göre uzak fakat Sniper ’lara göre orta uzunluktaki mesafelerde adam avlıyoruz.
Dünyanın en büyük Graffiti'si
yazildi.
Madrid'li İspanyol sanatçı Santiago Sierra, kendi iddiasına göre dünyanın en büyük Graffiti'sini yaptı. Eni 5km, boyu da 1.7km olan Graffiti'de sadece S.O.S. yazıyor.
Cezayir'de Sahra Çölü'nün batısında, Smara mülteci kampı yakınında yer alan Graffiti ile Santiago Sierra Batı Sahra Çölü bölgesinde 36 yıldır mülteci muamelesi gören ve Fas hükümetiyle bağımsızlık savaşı veren Saharaui halkının mücadelesine dikkat çekmek istiyor.
Artifarati ve Frente Polisario gibi sanatçıların da desteğiyle, yere kazınarak hazırlanan Graffiti, Ekim ayında tamamlanmış.
Cezayir'de Sahra Çölü'nün batısında, Smara mülteci kampı yakınında yer alan Graffiti ile Santiago Sierra Batı Sahra Çölü bölgesinde 36 yıldır mülteci muamelesi gören ve Fas hükümetiyle bağımsızlık savaşı veren Saharaui halkının mücadelesine dikkat çekmek istiyor.
Artifarati ve Frente Polisario gibi sanatçıların da desteğiyle, yere kazınarak hazırlanan Graffiti, Ekim ayında tamamlanmış.
Mass Effect 4 çıkış tarihi 2014 sonu
13 Aralık 2012 Perşembe yazildi.
Son yılların en başarılı serilerinden Mass Effect'in bir sonraki oyununu iple çekiyoruz açıkçası. Üçüncü oyunun epik sonundan sonra hikayenin nasıl ilerleyeceği de büyük merak konusu. Ya da oyunun üçlemenin sonrasında mı yoksa öncesinde mi geçeceği de bilinmiyor. Ancak BioWare'den gelen açıklamalara göre oyunun yapımı başlamış durumda.
Mass Effect 3'ün yapımcısı Mike Gamble'ın GamerSyndrome sitesine verdiği röportajda oyunun planlanan çıkış tarihi de açıklandı: 2014 sonu ila 2015 ortasında bir tarihte kavuşacağız Mass Effect 4'e. Oyunun geliştirmesine de bir iki ay önce BioWare ofisinde başlanmış.
Mass Effect 3'ün sonuyla ilgili ilginç bir açıklama yapan Gamble, oynadığımız finalin aslında ilk düşündükleri final olmadığını söyledi. Eğer oyunu bitirmediyseniz bir sonraki paragrafı atlamanızda fayda var, ya da oyunun ilk sonunu öğrenmek isterseniz okuyabilirsiniz.
"Mass Effect 3'ün orijinal sonunu çöpe atmıştık. İlk başta düşündüğümüz son şöyleydi; Commander Shepard ile Reaper'lar tarafından dönüşüme uğratılmış Illusive Man arasında yaşanan bir boss savaşı. Bu fikri uygulamadık çünkü boss savaşı ile biten bir sürü oyun var."
Öte yandan Mass Effect 3'te oyunculara ziyaret imkanı verilmesi planlanan bir diğer gezegen de Turian'ların ana yurdu olan Palaven gezegeni olacakmış ancak oyunda da gördüğümüz gibi sadece Palaven'in uydusunda geçen bir bölüm vardı. Öte yandan oyunun co-op multiplayer modu da ilk başta Mass Effect 2 için geliştirilmiş, ancak oyunun çıkışına az bir vakit kaldığı için ME2'de yer alamamış
Mass Effect 4'ün geliştirilmesine başlandığına göre, Haziran ayında E3 2013'te ya da Ağustos ayında Gamescom 2013'te ilk fragmanı bekleyebiliriz. Ama 2014 sonuna kadar bir Mass Effect 4 göremeyecek olmamız evlat acısı gibi geldi...
Mass Effect 3'ün yapımcısı Mike Gamble'ın GamerSyndrome sitesine verdiği röportajda oyunun planlanan çıkış tarihi de açıklandı: 2014 sonu ila 2015 ortasında bir tarihte kavuşacağız Mass Effect 4'e. Oyunun geliştirmesine de bir iki ay önce BioWare ofisinde başlanmış.
Mass Effect 3'ün sonuyla ilgili ilginç bir açıklama yapan Gamble, oynadığımız finalin aslında ilk düşündükleri final olmadığını söyledi. Eğer oyunu bitirmediyseniz bir sonraki paragrafı atlamanızda fayda var, ya da oyunun ilk sonunu öğrenmek isterseniz okuyabilirsiniz.
"Mass Effect 3'ün orijinal sonunu çöpe atmıştık. İlk başta düşündüğümüz son şöyleydi; Commander Shepard ile Reaper'lar tarafından dönüşüme uğratılmış Illusive Man arasında yaşanan bir boss savaşı. Bu fikri uygulamadık çünkü boss savaşı ile biten bir sürü oyun var."
Öte yandan Mass Effect 3'te oyunculara ziyaret imkanı verilmesi planlanan bir diğer gezegen de Turian'ların ana yurdu olan Palaven gezegeni olacakmış ancak oyunda da gördüğümüz gibi sadece Palaven'in uydusunda geçen bir bölüm vardı. Öte yandan oyunun co-op multiplayer modu da ilk başta Mass Effect 2 için geliştirilmiş, ancak oyunun çıkışına az bir vakit kaldığı için ME2'de yer alamamış
Mass Effect 4'ün geliştirilmesine başlandığına göre, Haziran ayında E3 2013'te ya da Ağustos ayında Gamescom 2013'te ilk fragmanı bekleyebiliriz. Ama 2014 sonuna kadar bir Mass Effect 4 göremeyecek olmamız evlat acısı gibi geldi...
Dead Space'in geleceği ile ilgili...
4 Aralık 2012 Salı yazildi.
Henüz Dead Space 3 çıkmamışken 4.oyunun konuşmaları yapılmakta. Visceral Games sevilen gerilim oyunun geleceği ile ilgili oldukça net konuşurken Dead Space 4'ün yeni jenerasyona geleceğini belirtti. Oyunun büyük ihtimalle Frostbite 2 motoru ile yapılacağını söyleyen Visceral, daha fazla detay vermekten kaçındı.
Football Manager 2013
2 Aralık 2012 Pazar yazildi.
Ülkemizde en sevilen spor olan futbol, oyun dünyasında da bizleri avucuna almış durumda. FIFA veya PES gibi aktif futbol oyunlarının dışında işin perde arkasını da gösteren menajerlik oyunları da bir başka tuttkumuz. Elbette bu konuda da lider oyun Football Manager 2013, üstelik harika bir yenilik ile.
Yıllardır oyunseverlerin hazırladığı Türkçe ek paketlere artık gerek kalmadı. Birçok diyalogda iyi İngilizce gereken, oyun içerisinde ve transferlerde anlamakta zorlandığımız kelimeler, yerlerini Türkçe kelimelere bıraktı bile. Firma bu işin altından epey iyi kalkmış durumda. Gayet net ve anlaşılabilir durumda olan diyaloglar sayesinde artık ek paket indirme derdi de sonra erdi.
Özellikle takım toplantılarında, transfer görüşmelerinde ve antreman ayarlamalarındaki diyaloglar anlaşılabilir ve düzgün bir Türkçe ile çevrilmiş durumda. Artık yarım yamalak çevirilere gerek kalmaması oyunu daha da sürükleyici hale getirmiş durumda. Saatlerin daha hızlı geçmesini sağlayan yeni Türkçe dil desteği sizler için oyunu daha da oynanabilir hale getirmiş.
Oyuna giriş yaptığımızda içeriğinde biraz daha fazla özellik barındıran Football Manager, Football Manager Classic, Meydan Oku, Rekabet gibi modlar bizleri bekliyor.
Alışık olduğumuz boş arama çubuğu yerini daha detaylı aramalar yapabileceğimiz bir şekilde dönüşüm geçirdi. Artık elinizin altında bütün ligler, kupalar ve ülkeler mevcut.
FM serisinin en büyük yeniliklerinden biri de gelen vergilendirme sistemi. Farklı ülkelerde sporcu maaşlarından alınan vergiler artık sizin için de büyük bir önem taşıyor çünkü oyuncular maaşlarını buna göre ayarlıyorlar. Futbolcular da ülke seçiminde düşük vergili ülkeleri seçerken, yüksek vergili yerlerde daha yüksek maaş vermek zorunda kalabiliyorsunuz.
Geliştirilmiş antreman programı dilerseniz takımı maçlardan önce ve sonra farklı antremanlar uygulamanıza, dilerseniz de bireysel antremanlara daha çok özen göstermenize el veriyor. Farklı antreman grupları için program yaratabilmemiz, şut, pas odaklı farklı oyuncuları çalıştırmanıza imkan sağlıyor. Dilerseniz koçlarınızdan da yardım alarak programları oluşturabilirsiniz.
Elbette ki yenilikler bitmiş değil. Geliştirilmiş maç motoru sizlere pek çok seçenek sunuyor. Standartlaşmışlar arasında gösterilmesi gereken pozisyonlar, genel özet, puanlama gibi birçok seçenek mevcut. Geliştirilmiş 3D ve eklenen yönetmen kemarası sistemi sizlere maçı farklı pozisyonlardan izleme imkanı sunuyor.
Yıllardır süre gelen bir menarjerlik oyunu klasiği olan FM 2013 bu senede çizgisini bozmadı. Kullanıcılarına getirdiği yüzlerce farklı küçük, büyük yenilikle oyuncuları kendisine bağlamaya devam eden oyun yeni sürümü ile göz dolduruyor. Belki de oyundaki en büyük yenilik Türkçe dil desteğinin gelmesi. Bu sayede birçok kullanıcı için büyük bir kolaylık sağlayan oyun, başında daha da uzun zaman geçirilebilecek duruma gelmiş.
Yıllardır oyunseverlerin hazırladığı Türkçe ek paketlere artık gerek kalmadı. Birçok diyalogda iyi İngilizce gereken, oyun içerisinde ve transferlerde anlamakta zorlandığımız kelimeler, yerlerini Türkçe kelimelere bıraktı bile. Firma bu işin altından epey iyi kalkmış durumda. Gayet net ve anlaşılabilir durumda olan diyaloglar sayesinde artık ek paket indirme derdi de sonra erdi.
Özellikle takım toplantılarında, transfer görüşmelerinde ve antreman ayarlamalarındaki diyaloglar anlaşılabilir ve düzgün bir Türkçe ile çevrilmiş durumda. Artık yarım yamalak çevirilere gerek kalmaması oyunu daha da sürükleyici hale getirmiş durumda. Saatlerin daha hızlı geçmesini sağlayan yeni Türkçe dil desteği sizler için oyunu daha da oynanabilir hale getirmiş.
Oyuna giriş yaptığımızda içeriğinde biraz daha fazla özellik barındıran Football Manager, Football Manager Classic, Meydan Oku, Rekabet gibi modlar bizleri bekliyor.
Alışık olduğumuz boş arama çubuğu yerini daha detaylı aramalar yapabileceğimiz bir şekilde dönüşüm geçirdi. Artık elinizin altında bütün ligler, kupalar ve ülkeler mevcut.
FM serisinin en büyük yeniliklerinden biri de gelen vergilendirme sistemi. Farklı ülkelerde sporcu maaşlarından alınan vergiler artık sizin için de büyük bir önem taşıyor çünkü oyuncular maaşlarını buna göre ayarlıyorlar. Futbolcular da ülke seçiminde düşük vergili ülkeleri seçerken, yüksek vergili yerlerde daha yüksek maaş vermek zorunda kalabiliyorsunuz.
Geliştirilmiş antreman programı dilerseniz takımı maçlardan önce ve sonra farklı antremanlar uygulamanıza, dilerseniz de bireysel antremanlara daha çok özen göstermenize el veriyor. Farklı antreman grupları için program yaratabilmemiz, şut, pas odaklı farklı oyuncuları çalıştırmanıza imkan sağlıyor. Dilerseniz koçlarınızdan da yardım alarak programları oluşturabilirsiniz.
Elbette ki yenilikler bitmiş değil. Geliştirilmiş maç motoru sizlere pek çok seçenek sunuyor. Standartlaşmışlar arasında gösterilmesi gereken pozisyonlar, genel özet, puanlama gibi birçok seçenek mevcut. Geliştirilmiş 3D ve eklenen yönetmen kemarası sistemi sizlere maçı farklı pozisyonlardan izleme imkanı sunuyor.
Yıllardır süre gelen bir menarjerlik oyunu klasiği olan FM 2013 bu senede çizgisini bozmadı. Kullanıcılarına getirdiği yüzlerce farklı küçük, büyük yenilikle oyuncuları kendisine bağlamaya devam eden oyun yeni sürümü ile göz dolduruyor. Belki de oyundaki en büyük yenilik Türkçe dil desteğinin gelmesi. Bu sayede birçok kullanıcı için büyük bir kolaylık sağlayan oyun, başında daha da uzun zaman geçirilebilecek duruma gelmiş.
Monster Hunter 3 Ultimate'in yeni videosu geldi!
yazildi.
Capcom, Monster Hunter 3 Ultimate'in yeni Wii U ve 3DS videosunu yayımladı. Video, online Monster Hunter oyuncularının oyun girişlerini, cross içeriklerini, data transferlerini ve daha fazlasını göstermekte.
Monster Hunter 3 Ultimate, Avrupa ve Kuzey Amerika için mart ayında piyasaya sürülecek.
İyi seyirler.
Monster Hunter 3 Ultimate, Avrupa ve Kuzey Amerika için mart ayında piyasaya sürülecek.
İyi seyirler.
Xbox 720 ile ilgili tüm bilinenler
30 Kasım 2012 Cuma yazildi.
Yeni jenerasyon konsollardan beklentiler her geçen gün artarken hangisinin daha önce piyasaya çıkacağı yavaş yavaş belli olmaya başladı. Xbox World, Xbox'ın yeni jenerasyon temsilcisi 720 ile ilgili 8 sayfalık bir yazı dizisi ile geliyor. Daha önce Xbox sızıntılarını başarılı bir şekilde yayınlayan Xbox World, Ocak 2013 sayısında efsanevi bir açıklamaya yer verecek. Yeni nesil Xbox'ın arttırılmış gerçekliği, yönlendirilmiş ses teknolojisi ve dört kişilik Kinect yapılanması ile ilgili belgeleri yayınlayacak olan Xbox World Yazı İşleri Müdürü Dan Hawkins "Çok dramatik değişiklikler olmazsa Ocak sayımızda duyuracağımız şeylerin hepsinin doğru olduğunu önümüzdeki yaz göreceksiniz" diye konuştu
Derginin verdiği detaylara göre yeni nesil Xbox'ta, Kinect 2.0, Blu-Ray desteği, yenilikçi bir kontrolör ve gerçeklik arttırıcı gözlükler olacak. Şimdi proje kod adı "Durango" olan yeni nesil Xbox 8 GB RAM ve her bir parçası dörde bölünmüş, dört çekirdekli çok güçlü bir işlemci ile gelecek. Xbox World Microsoft sızıntısından edindiği bilgileri kullanarak yeni tasarımın neye benzeyeceği ile ilgili üç boyutlu bir çalışma yapmış. Sizce yeni Xbox nasıl olacak?
Derginin verdiği detaylara göre yeni nesil Xbox'ta, Kinect 2.0, Blu-Ray desteği, yenilikçi bir kontrolör ve gerçeklik arttırıcı gözlükler olacak. Şimdi proje kod adı "Durango" olan yeni nesil Xbox 8 GB RAM ve her bir parçası dörde bölünmüş, dört çekirdekli çok güçlü bir işlemci ile gelecek. Xbox World Microsoft sızıntısından edindiği bilgileri kullanarak yeni tasarımın neye benzeyeceği ile ilgili üç boyutlu bir çalışma yapmış. Sizce yeni Xbox nasıl olacak?
Assassin's Creed 3 (PC)
26 Kasım 2012 Pazartesi yazildi.
Oyun dünyasının bölgeselleştirilmiş platform savaşları yapımcılara neler sağlıyor bilmiyorum ancak biz oyuncular açısından yorucu durumlara sebebiyet veriyor. Kimimizde PC var kimimizde konsol -şanslı olanlarımız ikisine, hatta belki üçüne birden sahip. Hal böyle olunca bir oyun –misal L.A. Noire- bir platformda oldukça güzel gözükürken diğer platformda ilk dakikada çuvallayabiliyor. Port olayı ciddi anlamda tehlikeli ve zor bir olay. En ufak bir hatada bile oyunun temelini sarsabilirken özellikle AAA oyunlarının bu derece platform yaygını olup belli bir kalite seviyesini tutturmaları cidden takdirimi kazanıyor. Tıpkı Assassin’s Creed serisini yapan Ubisoft Montreal gibi.
Şimdi lafı fazla uzatmadan yeni oyunun PC versiyonuna geçecek olursak, elbette ilk gözümüze çarpan şey grafik kalitesi oluyor. Zaten yazı içinde sizler için hazırladığımız videolarda da görebilecğiniz gibi oyunun PC versiyonunda ışıklandırma ve gölgelendirme, texture detayları ve draw distance özelliği, performansla orantılı olarak çok daha iyi durumda. Haytam’ın yüz hatları ve kaplamaları gayet kaliteli. Üstelik anti-alising’i üstüne ekleyip detaylara keskinlik kattığımızda görüntü kalitesi bir kat daha artıyor.
Aksiyon oyunlarının konsollar ve dolayısı ile gamepad’ler için bir nimet olduğunu düşünenlerdenim. Futbol ve bu tarz oyunlar ciddi anlamda gamepad’de çok sağlıklı bir oynanışa sahip oluyorlar lakin analog çubuğu ile nişan almak takdir edersiniz ki fare ile almak kadar kolay ve net olmuyor.
Geçtiğimiz günlerde sizlere AC3’ün PC versiyonu ile ilgili yaptığım bir haberde oyunun kontrollerinin PC kısmında biraz ağır, odunsu olduğu yönünde açıklamalardan bashetmiştim. Oyunu kendim denediğimde ise açıkçası kontrollerde bu tarz bir durum ile karşılaşmadım. Elbette ben oyunu yükledikten sonra daha hiç açmadan çıkan yamaları kurduğum için bunu da bir etkisi olabilir, nitekim siz de aynı yamaları kullanacağınızdan dolayı rahatlıkla söyleyebilirim ki kontrol kısmı en az konsoldaki kadar iyi. Zaten AC3’ün kendinde daha akıcı ve kontrollü bir hareket mekanizması kullanıldığı da bir gerçek.
Bu şekilde özellikle çatılarda dolaşırken sürekli yapılan yanlış yere tırmanmalar ve yanlış noktalara atlamalar eski oyunlara göre çok daha seyrek gerçekleşiyor. AC3’e has bir özellik olan ağaçlara tırmanmada bu yenilği çok daha rahat görebiliyorsunuz. Kontrol ettiğiniz karakter bir bakıma yolu kendi seçiyor gibi. Nitekim ben Connor ile ağaçlarda, yerde olduğundan, daha hızlı ve akıcı bir şekilde ilerleyebiliyorum. Tek sorun bazen nereye gideceğinizi tam olarak kestirememeniz oluyor.
PC kontrollerinin bir artı yanı ise at kontrolü. Konsol incelesinmede özellikle oyunun ilerleyen kısmında verilen bir görevde (at üstünde köyünüze giden 5 haberciyi öldürmeniz gereken görev) at kontrolü benim çok canımı sıkmıştı. Şehirde oldukça kolay olan at kontrolü doğada bir o kadar zor. Çünkü hayvan en ufak bir engelde bile ilerleme problemi yaşayabiliyor. Dolayısı ile fare kontrolünün bu konuda analog’un önüne geçtiğini rahatlıkla söyleyeblilirim. Henüz PC’de aynı görevi yapmadım ancak şimdiye kadar ki tecrübelerim ile at kontrolü PC’de daha rahat.
Lakin bu demek değil ki at kontrolü oyunda düzeltilmiş. Hayır, özellikle belirttiğim gibi ormanlık alanlarda at sürmek tam bir mücadele gerektiriyor. Bazen ciddi anlamda saç baş yoldurtacak hatalar gerçekleşiyor, hele bir de benim gibi görevleri %100 senkronlu yapmaya çalışırsanız o zaman basit bir bölümü bile defalarca oynamak zorunda kalabiliyorsunuz.
Sesler konusunda konsolda karşılaşılan sorunlarda maalesef hala bir düzelme yok. Oyunu gerek konsolda, gerek PC’de oynamış olanlar sanırım az çok neyi ima ettiğimi anlamıştır. Oyunun ses kalitesi genel anlamda çok güzel. Çevre sesleri ortama sağlam bir ambiyans katıyor. Hem konsol hem PC platformunda silah ve dövüş sesleri sizlere gerçekten vuruş hissini yaşatıyor. Müzikler, kişisel fikrime göre, AC2’den iyi olmasa da gerçekten güzel, ancak iş diyaloglara gelince biraz yalan oluyor.
Neden bilmiyorum fakat AC3’ün diyaloglarındaki senkron bozukluğu bir türlü giderilemiyor. Tamam belki bu sorun diyalogların %30’u gibi bir oranda mevcut ancak seslerin kaybolması, dudak senkronunun kayması, repliklerin gecikmesi gibi hatalar benim her iki platformda da karşılaştığım sorunlar. Hatta bir ara Rebecca’nın sesi, yanında durmama rağmen telsizden geliyormuş gibi çıkınca afedersiniz ama “E, yuh artık” dedim açıkçası.
Assassin’s Creed 3’ün PC versiyonu da işte kabaca böyle. Grafik konusunda çok fazla detaya girmedim nitekim yazıdaki videolar ile bunu daha rahat anlayabileceğinizi düşünüyorum. At kontrolünün kişisel olarak konsola nazaran daha rahat olduğunu, seslerdeki sorunun genele yansımadığını düşünecek olursak Assassin’s Creed 3’ün PC versiyonu da biz aksiyon ve AC severleri yeterince tatmin edecektir.
Şimdi lafı fazla uzatmadan yeni oyunun PC versiyonuna geçecek olursak, elbette ilk gözümüze çarpan şey grafik kalitesi oluyor. Zaten yazı içinde sizler için hazırladığımız videolarda da görebilecğiniz gibi oyunun PC versiyonunda ışıklandırma ve gölgelendirme, texture detayları ve draw distance özelliği, performansla orantılı olarak çok daha iyi durumda. Haytam’ın yüz hatları ve kaplamaları gayet kaliteli. Üstelik anti-alising’i üstüne ekleyip detaylara keskinlik kattığımızda görüntü kalitesi bir kat daha artıyor.
Geçtiğimiz günlerde sizlere AC3’ün PC versiyonu ile ilgili yaptığım bir haberde oyunun kontrollerinin PC kısmında biraz ağır, odunsu olduğu yönünde açıklamalardan bashetmiştim. Oyunu kendim denediğimde ise açıkçası kontrollerde bu tarz bir durum ile karşılaşmadım. Elbette ben oyunu yükledikten sonra daha hiç açmadan çıkan yamaları kurduğum için bunu da bir etkisi olabilir, nitekim siz de aynı yamaları kullanacağınızdan dolayı rahatlıkla söyleyebilirim ki kontrol kısmı en az konsoldaki kadar iyi. Zaten AC3’ün kendinde daha akıcı ve kontrollü bir hareket mekanizması kullanıldığı da bir gerçek.
Bu şekilde özellikle çatılarda dolaşırken sürekli yapılan yanlış yere tırmanmalar ve yanlış noktalara atlamalar eski oyunlara göre çok daha seyrek gerçekleşiyor. AC3’e has bir özellik olan ağaçlara tırmanmada bu yenilği çok daha rahat görebiliyorsunuz. Kontrol ettiğiniz karakter bir bakıma yolu kendi seçiyor gibi. Nitekim ben Connor ile ağaçlarda, yerde olduğundan, daha hızlı ve akıcı bir şekilde ilerleyebiliyorum. Tek sorun bazen nereye gideceğinizi tam olarak kestirememeniz oluyor.
PC kontrollerinin bir artı yanı ise at kontrolü. Konsol incelesinmede özellikle oyunun ilerleyen kısmında verilen bir görevde (at üstünde köyünüze giden 5 haberciyi öldürmeniz gereken görev) at kontrolü benim çok canımı sıkmıştı. Şehirde oldukça kolay olan at kontrolü doğada bir o kadar zor. Çünkü hayvan en ufak bir engelde bile ilerleme problemi yaşayabiliyor. Dolayısı ile fare kontrolünün bu konuda analog’un önüne geçtiğini rahatlıkla söyleyeblilirim. Henüz PC’de aynı görevi yapmadım ancak şimdiye kadar ki tecrübelerim ile at kontrolü PC’de daha rahat.
Lakin bu demek değil ki at kontrolü oyunda düzeltilmiş. Hayır, özellikle belirttiğim gibi ormanlık alanlarda at sürmek tam bir mücadele gerektiriyor. Bazen ciddi anlamda saç baş yoldurtacak hatalar gerçekleşiyor, hele bir de benim gibi görevleri %100 senkronlu yapmaya çalışırsanız o zaman basit bir bölümü bile defalarca oynamak zorunda kalabiliyorsunuz.
Sesler konusunda konsolda karşılaşılan sorunlarda maalesef hala bir düzelme yok. Oyunu gerek konsolda, gerek PC’de oynamış olanlar sanırım az çok neyi ima ettiğimi anlamıştır. Oyunun ses kalitesi genel anlamda çok güzel. Çevre sesleri ortama sağlam bir ambiyans katıyor. Hem konsol hem PC platformunda silah ve dövüş sesleri sizlere gerçekten vuruş hissini yaşatıyor. Müzikler, kişisel fikrime göre, AC2’den iyi olmasa da gerçekten güzel, ancak iş diyaloglara gelince biraz yalan oluyor.
Assassin’s Creed 3’ün PC versiyonu da işte kabaca böyle. Grafik konusunda çok fazla detaya girmedim nitekim yazıdaki videolar ile bunu daha rahat anlayabileceğinizi düşünüyorum. At kontrolünün kişisel olarak konsola nazaran daha rahat olduğunu, seslerdeki sorunun genele yansımadığını düşünecek olursak Assassin’s Creed 3’ün PC versiyonu da biz aksiyon ve AC severleri yeterince tatmin edecektir.